1970 li ve 198′ ler de TRT ‘ de oynayan unutulmayan dizilerin arşivinin 1 . bölümünü yayınlayalım. O yıllardan akıllarda kalan bir çok dizi film var. Hala replikleri dillerde dolanan, bir çok duruma konan adlarıyla, olayların arasında bir anda ortaya çıkan karakter isimleriyle muhteşem dizilerdi. Zeki Komiser Columbo, Unutulmaz Kunta Kinte, Uzay yolu Mr. Spock,  sevimli Webster, efendi toronaga, konuşan araba Kitt, tatlı cadı samantha.. daha niceleri.

KOMİSER COLUMBO

komiser-kolombo-columbo1970 li ve 1980 li yıllarda TRT de gösterilen dizilerin en iyilerinden biridir. Bizler ona Komiser Kolombo, Colombo, Kolumbo da diyoruz. Amerika’ lı aktör PETER FOLK tarafından canlandırılmıştır.

Buruşuk pardösüsü , elinden ve ağzından düşmeye ve genellikle yanmayan purosu, dağınık saçları, uykusuz gözleri, sürekli yorgun suratı, eski püskü arabası ile onu kim unutabilir ki. Hep ezik, zehir gibi zekasını saklayan mutevazi görüntüsünün altında kurnaz bir komiser kendi tabiriyle ” sadece lieutenant “. O yıllardan sonra herhangi bir pardösü giyen herkese ” Vaay Kolombo gibi olmuşun ” gibi takılmalar hala bugün bile devam etmektedir. Bu kadar paspal, bir karakterin bu karizmatik olması da ayrıca inceleme konusu olmaya değer.

Cosby Ailesi – The Cosby Show (1984)

cosby-ailesi-80-ler-diziAmerikalı zenci komedyen Bill Cosby’nin başrolünde oynadığı ve Doktor Cliff Haxtable ile ailesinin maceralarını anlatan çok komik, popüler bir diziydi. Dizideki ailenin adı Haxtable olduğu halde TRT’nin neden ısrarla Cosby ailesi olarak yayınladığı muamma idi. Dizide doktorun güzel bir avukat eşi, Sandra, Denise, Theo, Vanessa ve Rudy diye bir sürü çocuğu vardı. Bill Cosby’i Sezai Aydın unutulmaz başyapıt dublajıyla seslendirmişti.
Neden Cosby ailesi?
Bunu asla bilemeyeceğiz. Doktor Heathcliff Huxtable, sevgi dolu eşi Claire ve başa bela beş adet çocuktan oluşan ailenin maceraları, beyaz hayatı yaşayan zenciler gösteriliyor ve ırkçılık yapıyor diye topa tutulmaya çalışılmıştı bir ara.
Çocukların büyümesini, evlenmesini, evin giderek kalabalıklaşmasını, Bay Huxtable’ın gittikçe çaresiz hale gelişini, her seferinde daha fazla eğlenerek izliyorduk. Çaresiz dememize kanmayın, her zaman sevgi dolu, anlayışlı, pamuk gibi bir babaydı kendisi. Sadece çocuklar zaman zaman bundan faydalanıyordu gibi gelirdi. bize. Yakınlarda yeniden bir seyrettik, hakikaten de faydalanıyorlarmış.

MAVİ AY

mavi-ay-dizi-eski-80-lerMavi Ay (İngilizce: Moonlighting), eski model Maddie Hayes ile esprili dedektif David Addison’un maceralarını anlatan, Mart 1985 ile Mayıs 1989 arasında ABC televizyonunda toplam 66 bölüm olarak yayınlanmış TV dizisidir. Türkiye’de Cuma geceleri TRT 1′de yayınlandıktan yıllar sonra Digiturk’ün Comedymax ve Retromax adlı kanallarında ayrıca TNT kanalında da gösterilmiştir.

Moonlighting, eski model Maddie Hayes ile yakışıklı ve esprili dedektif David´in ilginç ve komik maceralarını anlatıyor.
Burnundan kıl aldırmayan kibirli güzel ve eski model Maddie, muhasebecisi tarafından dolandırılıp beş parasız ortada kalınca, bir sürü işe yaramaz şirketi olduğunu öğrenir. Bunlardan biri de bir dedektiflik şirketidir. Bütün şirketleri tek tek kapatırken, tatlı dilli David’in ısrarları ve dedektiflik işinin cazibesine kapılarak, bu şirketi devam ettirmeye karar verir ve başına geçer. Bol heyecan, bol espri ve biraz da romantizm.
Maddie ve David, Mavi Ay dedektiflik bürosunun iki ortağı, biri aklı başında, sakin, diğeri serseri tipli hayatı umursamayan. David genellikle içki içer, ofiste sızıp kalırdı. Sabah Maddie’nin odaya sinirli bir şekilde girmesiyle uyanırdı. Sürekli atışırlar, laf ebeliği yaparlardı. Bir de bunların sekreteri Bayan Topesto vardı.

Bruce Willice ses veren rahmetli Alev Sezeri de unutmamak gerek. TRT’nin ustaligi dublajda sakliydi. Role gore dublajci secilmesinde cok titizdi. Belki de dizinin çok sevilmesinde bu dublajcıların payı çok büyüktü. Topesto’nun sesi ve telefonda konuşması müthişti. Bu dizi oynarken radyoda TRT4′de orjinal sesi veriliyordu ve bu ülkemizde ilk defa uygulanan bir yöntemdi….
Karakterler :
Madelina (Maddie) Hayes – Cybill ShepherdDavid Addison – Bruce WillisAgnes DiPesto – Allyce Beasley
Herbert Viyola – Curtis Armstrong

WEBSTER
webster-eski-dizi
80′li yıllarda trt’ de yayınlanan Webster; heralde dünyada ki en sevimli zenci çocuktu. O kadar küçüktü ki rüzgar uçurabiliyordu, zaten dizinin jeneriğinde de uçan balonlar onu alıp götürüyordu galiba. Beyaz bir ailenin evlat edindiği Webster çok komik ve tatlı bir çocuktu. Yaşından ve cüssesinden beklenmeyen sözleri ve hareketleriyle çok güldürürdü. O yıllardan akıllarda kalanlar arasında önemli yeri vardır.

Karakterler :
-Emmanuel Lewis (Webster Long)
-Alex Carras(George Papadapolis)
-Susan Clark(Catherine Calder – Young Papadapolis)
-Eugene Roche(Bill Parker)
-Catherine Damon(Cassie Parker)

Güzel ve Çirkin – Beauty and the Beast (1987)

guzel-ve-cirkin-eski-diziler-80-lerÇirkin olmasına karşılık dünyanın en güzel yüreğine ve bilgeliğine sahip Vincent, New York’un yer altı tünellerinde, bir grup toplum dışı insanla birlikte yaşamaktadır. Vincent için hayat oldukça zordur. Aslan yüzüne ve ellerine sahip olan Vincint surekli insanlardan saklanmak ve yeryüzüne çıktığı zaman kendini gizlemek zorundadır.

Catherine ise, New York’ta geniş çevresi olan, güzel ve kariyer sahibi bir kadındır. Bir gün Vincent Catherine’in hayatını kurtarır. Yolları kesiştikten sonra aralarında çok güçlü bir dostluk ve bağ oluşur. Bu bağ zaman içinde güçlü bir sevgiye ve imkansız bir aşka dönüşür.

 

A Takımı – The A-Team (1983)

a-takimi-80ler-beyinsalatasi-com-eski-dizilerİşlemedikleri bir suçtan dolayı ordu tarafından aranan dört Vietnam gazisi, her bölümde zor durumdaki masumların imdadına yetişiyordu. Hannibal grubun beyni, Murdock delisi, Templeton Peck yakışıklısı, B.A. Baracus kaslısıydı. Hepsinin ayrı özellikleri, maceralarda vazgeçilmez ve değişmez rolleri vardı.
Ayrıca her bölümde yaşanması zorunlu olaylar vardı ki dizinin keyfi de bunlardan geliyordu; her bölümün başında Murdock akıl hastanesinden kaçırılır, uçmaktan çok korkan B.A. uyutularak uçurulurdu. Ayrıca aynı MacGayver’daki gibi grup mutlaka bir yere kapatılır, traktör, dozer gibi bir araçtan bombalar atan bir tank yapılır ve bir duvar ya da kapı yıkılarak oradan kaçılırdı.
Gizli Gerçek: B.A.’in boynundaki takılar gerçek altındı ve ağırlıkları 20 kiloyu buluyordu.

 

Kara Şimşek – Knight Rider (1982)

kara-simsek-knightrider-eski-dizilerÖldürüldü sanılan genç dedektif, aslında hayata döndürülür, yüzü estetik ameliyatla tamamen değiştirilir ve Michael Knight adıyla tekrar görev başına döndürülür. Bu işin arkasındaki kişi de hayatta pek fazla zamanı kalmamış milyoner Wilton Knight’dır. KITT adlı, muhabbet etmek, 500 KM hız yapmak, roketlerden etkilenmemek ve uçmak da dahil her türlü (ama her türlü) beceriye sahip bir araba da altına verilince suç dünyasına karşı verilen savaşta Michael’ı artık kimse tutamaz. Evet, arabanın içine girdiği kamyon içerden göründüğünden çok daha küçüktü, evet sık sık KITT’in siyah camları arkasında olmaması gereken birilerini görüyorduk falan filan. Kara Şimşek’in 1982’de çekilmeye başlandığını düşünürsek bunlar görmezden gelinebilir. Esprili diyalogları, akılda kalıcı karakterleri ve eğlendirici macerasıyla 80’lerde iyi dizi nasıl yapılır göstersen, pırıl pırıl bir örnekti Kara Şimşek.

Altın Kızlar (The Golden Girls)

altin-kizlar-80lerGene 80′li yıllarda TRT’de oynamış süper komedi dizisiydi..Altın kızlar Dorothy, Rose, Blanche ve Sophia yeniden aramızda… ’80′li yılların vazgeçilmez televizyon klasiklerinden “Altın Kızlar”, aynı evi paylaşan dört yaşlı fakat dinamik kadının eğlenceli yaşamlarını anlatıyor… Hepsi de dul ya da boşanmış olan sevimli kahramanlarımızdan Blanche, sürekli değişen sevgilileriyle erkeklere olan düşkünlüğünü her bölümde ispatlarken, taşralı Rose saflığı ve hikayeleriyle güldürüyor. Aklıselim Dorothy ise güçlü kişiliğiyle evde mantığın sesi. Dizinin bir başka neşe kaynağı ise komik görünüşü ve hazır cevaplığıyla Dorothy’nin annesi Sophia.

57 kez Emmy’ye aday olan dizi, 10 Emmy ve 3 Altın Küre ödülünün de sahibi…
Altın Kızlar, ununu elemiş eleğini asmış, emekliliğin tadını çıkarmak isteyen pek çok Amerikalı gibi emekliler cenneti Miami’ye yerleşmiş olan ve aynı evi paylaşan orta yaşı oldukça gerilerde bırakmış dört kadının hikayesini anlatıyor. Hepsi farklı karakterde olan dört arkadaşın ortak noktası, hayata sıkı sıkıya bağlı olmaları ve hayattan zevk almayı bilmeleri.
Altın kızlar Dorothy, Rose, Blanche ve Sophia yeniden aramızda… ’80′li yılların vazgeçilmez televizyon klasiklerinden “Altın Kızlar”, aynı evi paylaşan dört yaşlı fakat dinamik kadının eğlenceli yaşamlarını anlatıyor… Hepsi de dul ya da boşanmış olan sevimli kahramanlarımızdan Blanche, sürekli değişen sevgilileriyle erkeklere olan düşkünlüğünü her bölümde ispatlarken, taşralı Rose saflığı ve hikayeleriyle güldürüyor. Aklıselim Dorothy ise güçlü kişiliğiyle evde mantığın sesi. Dizinin bir başka neşe kaynağı ise komik görünüşü ve hazır cevaplığıyla Dorothy’nin annesi Sophia.

Altın Kızlar, ununu elemiş eleğini asmış, emekliliğin tadını çıkarmak isteyen pek çok Amerikalı gibi emekliler cenneti Miami’ye yerleşmiş olan ve aynı evi paylaşan orta yaşı oldukça gerilerde bırakmış dört kadının hikayesini anlatıyor.

Dorothy (Sophia’nın kızı, erkeksi, mantıklı ve en uzun boyluları)
Blanche (Erkek düşkünü, hafif isterik ve en güzelleri)
Rose (Taşralı, iyi niyetli, saf ve en romantikleri)
Sophia (Doroty’nin annesi, çılgın, laf ebesi ve en yaşlıları)

Charles iş başında (Charles in charge)

charles-is-basindaSeksenli yıllarda beğenerek izlediğimiz dizilerde biriydi.. Kolej öğrencisi Charles’ın, 3 muzip çocuğu olan Powell ailesinin çocuklarına bakmak ve kişisel gelişimlerinde yardımcı olmak üzere ailenin evlerine taşınmasıyla başlayan maceraları konu ediliyordu. En yakın arkadaşı, ekürisi çılgın ve sempatik karakter Buddy Lembeck’le birlikte Charles, hayatın zorluklarıyla, özellikle de kolej ve kızlarla mücadele etmeye çalışıyorlardı…

Her ikisi de o dönemlerde genç kızların gözdesi olan artistlerden; Charles’ı Scott Baio, ekürisi Buddy’i ise “8 çocuklu aile” dizisi’nden de tanıdığımız Willie Aames (Tommy Bradford) canlandırıyordu.

 

 

Beyaz Gölge (The White Shadow),

beyaz-golge-white-shadow-80ler1980′li yıllarda ülkemizde özellikle çocukların ve gençlerin arasında basketbolun sevilmesinde büyük katkısı olan bir diziydi.. Konusuna gelince… Zamanında NBA’de oynamış Reeves, şehrin en kıyıda köşede kalmış okullarından biri olan Carver lisesine koç olmuştu. Takımdaki öğrencilerin çoğu problemliydi, yaptıkları fırlamalıklarla koç Reeves’i sık sık çileden çıkarırlardı.. Yanlız bu gençlerin hepsinin içinde iyilik de yatmaktaydı, Reeves öğrencilerle diyalog kurmaya çalışarak onları adam etmeye çalışırdı.. Her bölümde birisinin problemiyle uğraşır ve de nihayetinde çözerdi. Benim hatırlayabildiklerim Coolidge(Kuliç), Salamy(Salami), Thorpe(Turp), James(Ceyms),Curtis(Körtis), Go-go(Gogo) ve Goldstein(Golşteyn). Bir de hemen hemen her bölümde koç Reeves’in başına ekşiyen bayan Buchanan(Büyükelın) vardı.

Dizide başrolde Ken Howard, Ken Reeves isminde beyaz bir profesyonel basketbol oyuncusunu canlandırır. NBA’de oynayan Reeves dizindeki sakatlıktan dolayı basketbolu bırakmak zorunda kalır. Üniversitedeki sınıf arkadaşı ve aynı zamanda Los Angeles şehrindeki Carver Lisesi Müdürü olan Jim Willis tarafından çoğunlukla Siyah ve İspanyol gençlerin okuduğu liseye basketbol koçu olarak davet edilince daveti kabul eder. Okuldaki bayan müdür yardımcısı Sybil Buchanan’ı aktris Joan Pringle canlandırmıştır. Buchanan ilk başta Reeves’in işe alınmasına karşı çıkmıştır. Öğrencilerin derslerine daha fazla zaman ayırmaları için birçok kez koçla tartışırlar.
Senaryoya göre Reeves ile Willis Boston Üniversitesindeki öğrencilik yıllarında oda arkadaşlarıdır. Reeves basketbol oynamış ve daha sonra seçilerek NBA’de Chicago Bulls’da oynamıştır. Dizi MTM şirketi için Bruce Paltrow tarafından yapılmıştır. 2005 Kasımında 1. sezon, 2006 yılında da 2. sezon DVD olarak piyasaya sürülmüştür. Beyaz Gölge, oyuncularının çoğunluğu Afrika-Amerikalı olan ilk televizyon dizisidir. Toplam 54 adet bölümle Amerikada yayınlanan ve ağırlıklı olarak Afrikalı-Amerikalı oyuncuların bulunduğu yayında kalan en uzun dizidir. Dizinin adı ise ilk bölümün sonunda Reeves’in oyuncularının her zaman ve her yerde arkalarında olacağını söylemesinin ardından Thorpe’un verdiği cevaptan gelir; …beyaz bir gölge gibi.

Tatlı Cadı ( Bewitched )

tatli-cadi-80ler-dizi-bewitchedtheYine 70′lerin ikinci yarısından, 80′lerin ilk yarısına sarkan ve ülkemizde büyük ilgi görmüş dizilerden biriydi..

Bu komedi dizisi, çoğumuzun hafızasına, dizinin başrol oyuncusu Elizabeth Montgomery (Samantha)’nin sihirleri için yaptığı burun oynatma hareketiyle kazınmıştır..

Genç ve güzel cadı Samantha’nın, evlenince cadılığı bırakacağına dair ölümlü kocası Darrina söz vermesinin ardından, ailesinin yüzleştiği problemleri gene sihirle çözmeye kalkmasıyla gelişen olayları konu alır. Ayrıca, Samantha’nın evliliğini onaylamayan annesi Endora da sürekli bu mutlu çifti ayırmanın peşindeydi. Meraklı komşuları Stephens ailesinin evindeki sihirli olaylara yakından tanık olurlar ama bunu asla ıspatlayamazlardı..

 

San Francisco Sokakları ( The Streets of San Francisco )

Seksenlerin hemen başında oynayan bu muhteşem dizideki; birbirinden güzel Amerikan arabalarının kovalamaca sahnelerindeki hareketleri ve de parçalanışları çok beğenilirdi… Hele ki rampalardan uçarken indikleri zaman cıkardıkları kıvılcımlarla, çektikleri patilerdeki lastik sesleri çok iyiydi.. Yanılmıyorsam Salı günleri oynardı..

San_Francisco_Sokaklari_80ler_dizi“San Francisco sokakları”‘nda Karl Malden yaşlı, tecrübeli dedektifi canlandırırken, Michael douglas’ta onun yakışıklı ve çaylak yardımcısını oynamıştı. Bu dizide gene o yıllarda olduğu gibi 70lerde çekilmesine rağmen ülkemizde 80lerde oynamıştı.

“Turpburun” lakapli Karl Malden ile Michael Douglasi’i bulusturan ve yayinlandigi dönemin ses getiren dizilerinden biriydi… Son derece güzel, akustik bir müzigi, San Francisco’nun rampali sokaklarinda yasanan kovalamacalar, genis jant arabalar, iri yaka gömlekler… Velhasil, hareket ve maceranin bulustugu güzel bir diziydi…
ABC televizyonu tarafindan 1972-1977 arasinda yayinlanan dizi 120 bölüm halinde yayinlanmistir. Dedektif Mike Stone rolündeki Karl Malden’i Rüstü ASYALI‘nin benzersiz dublajiyla izlemistik, Müfettis Steve Keller rolündeki Michael Douglas’i ise rahmetli Mümtaz SEVINÇ seslendirmisti.

 

ALF

alf-dizi-eski-seksenlerALF, 1986-1990 yıllarında NBC kanalında yayınlanan ABD yapımı popüler bir komedi dizisidir. Başrolünde Melmac gezegeninden gelen uzaylı yaratık ALF vardır. ALF ismi, davetsiz misafir olarak geldiği evin sahibi Willie tarafından konulmuştur. Açılımı Alien Life Form (uzaylı yaşam formu) şeklindedir.
Türkiye’de ilk kez 1980′li yılların sonlarında TRT 1′de yayınlanmış olup, 90′lı yıllarda Kanal D’de de gösterilmiştir.
Yaşadığı gezegenin yok olması üzerine Amerikalı orta sınıf bir ailenin yanına sığınan Gordon Shumway ya da Dünya üzerindeki yaşantısı sırasında kendisine takılan lakabıyla Alf, bir taraftan yeryüzündeki hayatı öğrenmeye çalışırken bir taraftan da bilimsel deneylere kobay olmamak için var gücüyle saklanmaya koyulmuştu.

Atlantis’den gelen adam (Man from Atlantis)
atlantisten-gelen-adamÜlkemizde sevilerek izlenen dizilerden biri de, başrolünü Dallas’tan tanıdığımız Patrick Duffy’nin oynadığı “Atlantis’ten gelen adam” idi. ABD NBC Televizyonu tarafından 1977-78 yıllarında çekilen dizi, ülkemizde 3 Mart 1984 ile 14 Temmuz 1984 tarihlerinde ekranlarda boy göstermiştir.

Patrick Duffy dizide balıkadam Mark Harris karakterini canlandırmıştır.

Konusuna gelince; bir balık kadar güzel yüzen Mark, su altında uzun müddet kalabiliyorken su üstünde ise belli bir müddet kalabiliyor ve şayet suya kavuşmazsa çok zor anlar yaşıyordu. Mark’ın görevi deniz ile ilgili bir kuruluşta araştırma ve keşiflere yardımcı olmaktı. Ama bazen yaptıkları bunun çok ötesinde olup bir nevi denizin polisi görevini üstlenirdi.

DALLAS

Ülkemizde 80’lerin ilk yarısında yayınlanan “Dallas”, herkesin abonesi olduğu, oynadığı zaman sokakların tenhalaştığı bir diziydi..

Teksaslı petrol zengini “Ewing Ailesi”nin Soutfork çifliği’ndeki ihanet, kıskançlık ve entrikalarla dolu yaşamını konu alırdı.

Aile reisi Jock Ewing (Jim Davis), karısı Bayan Elle Ewing (Barbara Bel Geddes), oğulları taş kalpli Jr Ewing (Lary Hagman), iyi huylu kardeşi Bobby Ewing (Patrick Duffy), California’da yaşayan serseri kardeşleri Gary Ewing (Ted Shackelford), Jr’ın eski Teksas güzeli eşi Sue Ellen Shepard Ewing (Linda Gray), Bobby’nin eşi Pamela Barnes Ewing, (Victoria Principal)evin küçüğü Lucy (Charlene Tilton) ve gizli aşk yaşadığı çiftlik kahyası Ray Krebbs (Steve Kanaly) ön planda olan, renkli karakterlerdi…

Sonrasında bu diziye benzer “Flamingo Yolu”, “Şahin tepesi”, “Hanedan” gibi diziler çekilse de, Dallas’ın
popülaritesine ulaşamamışlardır.dallas-dizisi-80-ler-beyinsalatasi-com

Dallas, 1978-1991 yılları arasında yayımlanan Haftalık pembe dizi tarihinin uzun soluklu dizilerinden biridir. “JR” (Larry Hagman) karakteri, TV tarihinin en kötü karakterleri arasında anılmaktadır. Guiness Rekorlar kitabında en çok izlenen televizyon programı olarak geçmiştir.”Who shot J.R.” bölümü ile 83 milyon izleyici toplamıştır. Fakat 1984-1985 sezonunda Bobby karakterinin bir araba çarpması sonucu diziden ayrılması ve bir sezon sonrası sanki daha önce yaşananlar yok sayılıp tekrar hayata dönmesi dizinin dönüm noktası olmuştur ve dizinin izlenme oranı hızlıca düşmüştür.

ABD’de Cuma akşamları CBS’te, Türkiye’de ise 1980 yılında Pazar akşamları TRT 1′de yayınlanmıştır, 1990 yılında Star TV’de yayınlanmıştır, 1998 yılında Show TV’de yayınlanmıştır. Dizinin 1978 yılında 4 bölümlük bir mini dizi olarak tasarlanmıştır. Fakat daha sonra dizi başarıya ulaşınca 1991 e kadar yayınlandı.Toplam 356 Bölüm çekildi.Fakat 1995 ile 1998 yıllarında iki tane devam film çekilmiştir.

Ayrıca 1979 yılında J.R. nin kardeşi ve ailenin kara kuzusu olarak nitelendirilen Gary Ewing ve eşi Valene Dallas çiftliğinden ayrılıp California ya taşınması sonucu Knots Landing adlı kardeş dizi yayın hayatına başladı. Bu dizi 1979-1993 yılları arasında 357 bölümle yayında idi.

KÖKLER ” ROOTS ” KUNTA KİNTE

Kökler, 1970 lerin sonun 1980 lerin başında yayınlanan ve ülkemizde çok sevilen ve o dönemi bilenlerce unutulmayan bir dizidir.
LeVar BurtonKunta Kinte, TRT’de yayınlanmış olan efsanevi dizi Kökler’in baş kahramanıydı. bizim kuşağın zencilere yönelik ayrımcılığı bir türlü anlamasının ve tiksinmesinin nedeni bu dizidir biraz da.
Kunta Kinte rolünü LeVar Burton oynamıştır.

kokler-roots-dizi-80-lerDizinin adı bile çok şey anlatır bir insanın kendi adını yani kendi “kimliğini” koruma azminin ve bunu başarabilmesinin hikayesidir. En çarpıcı olan da bunun gerçek bir hikaye olmasıdır. 1750 yılında Gambia’da doğan ve 1767 de Maryland Annapolis e getirilen 98 köleden biri. Bir köle hakkında bu kadar ayrıntının biliniyor olmasının sebebi, 5. göbekten torunu Alex Haley’in The Roots adlı kitabı yazması ve hayatını anlatmasıdır.Dizinin kaynağı olan romanın yazarı Alex Haley, Kunta Kinte’nin soyundandır. O böyle dayanmasaydı adını unutmamak için torunu Afrika’ya gidip kabilesini asla tekrar bulamayacaktı, boşa yemedi demek o kamçıları.

Kunta Kinte’nin bir başka özelliği de Müslüman bir kabileden geliyor oluşuydu. Türkiye’de bu kadar ilgi uyandırmasının nedeni biraz da budur belki. Tabi ki bu Afrika kabilesinin Müslümanlığı bildiğimiz Müslümanlıktan epey farklıydı, ama Kunta Kinte’nin kimliğini korumakta bu kadar direnç göstermesinin en önemli sebebiydi. diğer Animist(Animizm, doğada insan ruhuna az çok benzer ruhlar bulunduğunu kabul eden dindir. Ruh, sadece insanda yoktur. Canlı cansız her şeyin ruhu vardır.) Afrika dinleri Hristiyan kültürü karşısında direnemezken tek tanrılı bir dine sahip Kunta direnebilmişti.

 KÜÇÜK EV

Küçük Ev, 1974-1983 Yılları Arasında Yayınlanmış, 19.Yüzyıl’da Geçen ve Laura Ingalls Wilder Adında Bir Yazarın Hayatını Konu kucuk-ev-dizisi-80-lerAlan Bir Dizidir. Başrolünde Michael Landon Yer Almaktadır. Türkiye’de İlk 70′li Yılların Sonunda TRT’de Gösterilmiş
Ülkemizde 70’lerin sonunda gösterime başlayıp, 80’lere sarkmış, western-drama tarzında oldukça popüler bir diziydi. Minnesota-Walnut Grove sakinlerinden olan Ingalls ailesinin tatlı-acı günlerini konu alırdı.
Ailenin babası Charles Ingalls, annesi Caroline Ingalls, büyük kızları Marry, ortanca kızları Laura, küçük kızları Carrie, kasabadaki bakkaliyenin dedikoducu ve sürekli münakaşa eden sahipleri bay ve bayan Olesonlar ve onların kızı Nancy başlıca karakterlerdi.
Hepsi birbirlerine büyük bir sevgi ve saygı ile bağlı olan Ingalls’lar gerçek anlamda ailenin ne demek olduğunu bizlere göstermenin yanında hayata dair başka dersler de verirlerdi. Bunlara örnek olarak; , aile içi dayanışmayı, diğer insanlara karşı anlayışlı yaklaşımı, yardımlaşmayı, sabır üzerine kurulu ilişkileri, aile içi veya dışı sorunların çözümü aşamasında sergilenen tavırları, anne ve babanın çocuklara davranış biçimini verebiliriz..
Dizideki olaylar Melissa Gilbert’ın canlandırdığu ortanca kız Laura Ingalls’ın çevresinde dönerdi. Bunun sebebi, gerçek hayatta yaşamış olan bu şahsın, ailesinin anılarını kitaba dökmesinden ileri gelmekteydi.

UZAY YOLU (  STAR TREK )

uzay-yolu-star-trek-eski-diziUzay Yolu (Özgün adı: Star Trek), Gene Roddenberry tarafından yaratılmış bilim kurgu televizyon dizisi, film ve roman serisi. 6 kez dizi, 11 kez sinema filmi, yüzlerce kez roman, video oyunu, ve hikâye olarak yayımlandı. 8 Eylül Cuma, 2006 yılında Uzay Yolu’nun ilk televizyon yayının 40′ıncı yılı kutlandı.

İnsanların galakside diğer bilinçli canlılarla birleşerek Birleşik Gezegenler Federasyonu’nu kurdukları, kurgusal bir 3. Dünya Savaşı sonrası bir geleceği tasvir eder.

Kahramanlar genelde fedakardır ama zaman zaman sonuç almak için başka yollara baş vurabilirler. 1960′larda Orijinal Seri’de ve diğer seriler de olduğu gibi hikâyelerdeki çatışmalar ve politik boyutlar günümüz olaylarını yansıtırlar. Dizilerdeki emperyalizm, sınıf kavgası, ırkçılık, insan hakları ve teknolojinin etkileri gibi konular ilk yayınladıkları zaman olduğu gibi bugünde yankılanmaktadırlar.
Uzay Yolu 1966′da bir televizyon dizisi olarak hayata başlamsına rağmen, ondan yaklaşık 6 sene öncesine kadar planlama aşamasındaydı.[1] Orijinal Seri 3 sezon sonunda düşük reytingler[2] yüzünden yayından kaldırılmasına rağmen kendisinden sonra 5 serinin daha yayınlanmasına sebep oldu. Bu 6 seri toplamda 726 bölüm veya 30 televizyon sezonuna denk gelmektedir. Bu da 570.75[3] saatlik program süresine denk gelir.
Dizinin her bölümü istisnalar dışında, farklı ellerden çıkan senaryolarla ve farklı yönetmenler tarafından çekilmiştir. Bu tekdüzeliği önlemiş ve her bölüme ayrı bir bakış katmıştır.

TRT tarafından duyarlı bir şekilde yapılan çeviri ve seslendirmeler, o dönemlerde pek az kişinin kullandığı tarayıcı , alıngaç , bilgisayar gibi kelimelerin halk tarafından benimsenerek dilimize kazandırılmasını sağlamıştır. O yıllarda çok fazla bilinmeyen Lazer, ışınlama, ışık hızı vb. gibi birçok bilimsel kavram ile de bu dizi sayesinde tanışılmıştı. Türkiye ‘de 1984′ten 1998′e kadar 3 kanal dolaşmıştır:TRT 1, Star TV [Cine 5] ve Kanal 6.

Kaptan Kirk’in iradesi, Spock’ın mantığı, işlenen bilimsel temalar, o zamanlarda birçok kişiye ilham kaynağı olmuştur.

Uzay Yolu Turist Ömer Uzay Yolunda (1973) filmine de ilham kaynağı olmuştur. Hulki Saner’in yönettiği filmde başrollerde Sadri Alışık ve o yıllarda TRT de yayınlanan dizideki seslendirmeyi yapan tiyatro sanatçıları oynamışlardı.

SMITH VE JONES

smith-ve-jones-eski-dizi-80-ler80’li yılların başlarında küçük büyük herkesin ilgiyle izlediği bir western dizisiydi. Birbirinden neşeli iki kovboyun başlarından geçen akıl almaz serüvenler, ekran başındakileri kahkahaya boğardı. Gerçi kahramanlarımız bazen banka, tren vs. soyuyorlardı, bunlar da hoş şeyler değildi hani… Neşeli kovboylarımızın adları Hannibal Heyes ve Kid Curry idi ama bunlar yakalanmamak için “Smith ve Jones” takma adlarını kullanırlardı.. Bu dizinin ana teması, kahramanlarımızın belli bir süre başlarına sorun açmadan oturmaları gerektiğiydi ama tabi ki her hafta başlarına bir iş gelir ve inanılmaz maceralara bulaşmak zorunda kalırlardı…
Dilerseniz o yıllarda bizleri ekran başına çivileyen bu kovboyların gerçek kimliklerini de hatırlayalım. Smith (siyah saçlı olanı) rolünde izlediğimiz Pete Duel, New York’un küçük kasabalarının birinde dünyaya gelmiş; ilk ve orta öğreniminden sonra sonra doktor olamayacağını anlayınca tiyatroda karar kılmış. Bir süre küçük rollerde seyirci karşısına çıkan Pete sonunda tam kendine göre bir rol bulmuş. Yani hepimizin severek izlediği komik kovboy Smith rolünü… Birden seyircilerin gönül tahtına kurulan Pete Duel(Smith) ne yazıkki çok genç yaşta hayata veda etmiş. (Doğumu 1940- Ölümü1971) Smith’in karizmatik arkadaşı Jones’a (sarışın olanı)gelince… Onun hayatı daha bir maceralı geçmiş; çeşitli işlere girip çıktıktan sonra kader onu bu unutulmaz TV dizisinin başrolüne sürüklemiş. Ben Murphy ülkemizde 80lerde oynatılan “Görünmez adam” (Gemini man) ve “Piyango” (Lottary) dizilerinde oynayarak şöhretinin zirvesine varmış ayrıca Aşk gemisi (Love boat) ve Hayal adası (Fantasy Island) dizilerinin bazı bölümlerinde “misafir oyuncu” olarak yer alarak ekranlarımızda boy göstermişti..(Aktör halen kariyerine devam etmektedir..)

Samuray’ın İntikamı”(The Betrayed Samurai / Skinovski Sama)
samurayin-intikami1986-87 yılları arasında oynayan “Samuray’ın intikamı”; nefis kılıç sahneleri ile hepimizi adeta büyülemişti…
Pazar günü öğleden sonra oynayan güzel bir diziydi. Konu olarak “Monte Kristo Kontu”‘nun japon uyarlaması gibiydi.. Kahramanımız “Tsukinosuke” (Sikinoski) , asil ve zengin bir aileye mensup samuraydır. Sevgilisiyle evlenecekleri sırada, yeğeni tarafından ihanete uğrayarak, Iwo Jima adasına sürülmüştür. Bir anda tüm hayatı kabus olan kahramanımız, 10 sene Iwo Jima adasında zindan hayatı sürdükten sonra, yaşlı hücre arkadaşının ölmesi üzerine, ceset torbasının içine girerek, acılarla dolu bu adadan kaçmayı başarmıştır. Adadaki yaşlı adamın hazinesini bulan kahramanımız, adını Geshin olarak değiştirerek, kendisine acı çektirenlerden teker teker intikam almaya başlamıştır. Geshin her seferinde olay yerine kırmızı bir çiçek bırakmaktadır ki, bu Iwo jima adasındaki mahkumlar için özel bir mana taşıyan “intikam çiçeği”dir.

SHOGUN

shogun-eski-dizilerBaşrollerinde Richard Chamberlain ve Toshiro Mifune’nin oynadığı 80′lerin unutulmaz dizilerindendir. Her hafta bir bölüm, isteğe göre daha da hızlandırabiliriz.

Konusu: Beş gemiyle Rotterdam’dan yola çıkıp 20 aylık bir deniz yolculuğunun ardından tek gemi ve bir avuç adamıyla 1600’de Japonya’ya varmıştı. O sırada Japonya’da Avrupalı olarak sadece Portekizli Cizvitler vardı. Cizvitler yalnızca buradaki tüm ticaretin kaymağını yemekle kalmıyor, kendi Katolik dinlerini yaymaya çalışıyordu. Uzun deniz yolculuğuna çıkacak gemicilik bilgilerinin olmaması yüzünden adalarında mahsur kalan Japonlar, ticari anlamda Cizvitlere bağlıydı. Portekiz ve İspanya’nın savaş içinde olduğu diğer Protestan ülkelerse Portekizli Vasco de Gama’nın keşfettiği Ümit Burnu’nun harita bilgilerine sahip olmadığı için Japonya’ya ulaşamıyordu. Bu yüzden Adams’ın gelmesiyle çıkarlarının tehlikeye girebileceğini düşünen Cizvitler, Japonlar’a Adams ve adamlarının korsan olduğunu söyler. Başlarda çok zorluk çeken Adams, zamanla önemli Japon lordlarından Ieyasu’nun gözüne girmeyi başararak saygınlığını kazanır.
Sokakta çocuklar toronaga diye koştururdu.

Yapım: 1980 ~ ABD, Japonya
Tür: Dram, Macera, Savaş, Tarih
Yönetmen: Jerry London
Oyuncular: John Rhys-Davies, Toshiro Mifune, Richard Chamberlain, Alan Badel, Frankie Sakai, Yôko Shimada
Senaryo: Eric Bercovici
Senaryo (Kitap): James Clavell

Feodal zamanların Japonya’sında mahsur kalan İngiliz denizci Blackthorne’un maceraları …Anjinsan yani Blackthorne asla Japonya’dan kurtulamayacağını anlamıştı, çünkü yaptığı gemileri Japonlar geceleri yakıyorlardı, o da haydi baştan başlıyordu, böyle bir kısır döngü içindeydi…

KUNGFU

kung-fu-diziler-80lerKung Fu (1972-1975) başrolünde David Carradine’ın oynadığı ödül kazanmış bir Amerikan TV dizisidir. Ed Spielman tarafından tasarlanmış, Jerry Thorpe tarafından yönetilip üretilmiş ve Herman Miller (kendisi ayrıca yardımcı yazar ve yardımcı üreticisidir) tarafından geliştirilmiştir. David Chow ise teknik ve kung fu danışmanlığını yapmıştır.
Kung Fu, Şaolin rahibi Kwai Chang Caine’in vahşi Amerika’da, sadece dövüş sanatları yetenekleri ile donanmış olarak, üvey kardeşi Danny Caine’yi arama maceralarını anlatır. David Carradine yetişkin Caine’yi, Rad Pera ise genç Caine’yi canlandırır. Devamlı rollerde Keye Luke (kör Usta Po) ve Philip Ahn (Usta Kan) bulunur.

Bütün serilerin giriş özeti
19. yüzyılın sonlarında geçen hikâyede, Kwai Chang Caine, Amerikalı bir adamla Çinli bir kadının yetim kalmış oğludur. Şaolin manastırında rahipler tarafından Şaolin ustası olmak için eğitilmiştir.
Usta olduktan sonra, bir kaza sonucu imparatorun yeğenini öldürmüş ve Çin’den kaçmıştır. Üvey kardeşi Danny’nin orada olduğunu düşündüğü için, vahşi batıya gelmiştir.
Kardeşi Danny’i bulmak istemekte, ama rahiplerden aldığı eğitim nedeniyle toplumsal sorumluluk sahibi olduğu için, çoğunlukla kendisini adalet için savaşırken bulmaktadır. Daha sonra yeni çevresini aradığı gizlilik ve güvenlik için terketmektedir.
Bu gizlilik ve toplumsal sorumluluk çelişkisi sık kullanılan geri dönüşlerle anlatılır. Bu geri dönüşlerde, yetişkin Caine (Carradine) manastırdaki eğitimlerinden özel bir dersi, bir çocuk (Rad Pera), kör Usta Po (Keye Luke) ve Usta Kan (Philip Ahn), karakterleri ile birlikte hatırlamaktadır.
Üçüncü (son) sezonun dört sonuç bölümünde, (Barbary House, Flight to Orion, The Brothers Caine, ve Full Circle,) Caine sadece kardeşi Danny’yi değil ayrıcı yeğeni Zeke’i de bulur.

Tanınmış konuk oyuncular : John Drew Barrymore, John Blyth Barrymore,Bruce Carradine,John Carradine,Keith Carradine
Robert Carradine, David Chow,José Feliciano, Benson Fong,Harrison Ford, Jodie Foster,Anne Francis, Barbara Hershey (Barbara Seagull),James Hong,Don Johnson,Nancy Kwan,Mako (Makoto Iwamatsu), Pat Morita, Leslie Nielsen, William Shatner, Victor Sen Yung, Devam ve yeni seriler

Televizyon için yapılmış filmler

Herbie J. Pilato, The Kung Fu Book of Caine kitabının 21. ve 157. sayfalarında, Carradine’ın dans yetenekleri sayesinde Bruce Lee’nin yerine baş rolü aldığını yazar. Carradine, dizinin başladığı 1971/1972 yıllarında daha ünlü bir aktördü. Lee ise, dizi başladıktan kısa süre sonra Enter the Dragon ile üne kavuşmuştur. Yıllar sonra, Lee’nin oğlu Brandon Lee devam serisinde önemli bir rol aldı. İlk Kung Fu:Film (1986) filminde Caine (Carradine) şimdiye kadar bilinmeyen oğlu Chung Wang (Lee) ile dövüşmek zorunda kalmıştır. İkincisinde, Kung Fu : Sonraki Nesil (1987) filminde ise hikâye şimdiki zamana gelir ve Kwai Chang Caine’nin büyük-büyük torunu olan Johnny Caine (Lee) etrafında gelişir.

Kung Fu: Efsane Devam Ediyor

İlk seri bittikten yirmi yıl sonra, ilgili bir seri birçok kanalda birden gösterilmiştir. Bu seride Kwai Chang Caine’nin neslinden olan bir karakterin hikâyesi anlatılmıştır. İsmi Kung Fu: Efsane Devam Ediyor olan seride yine başrolde Carradine ve oğlu rolünde Chris Potter yer almıştır. İkinci seri 1993-1997 yılları arasında dört yıl sürmüştür.

Yeni uzun metrajlı film

Temmuz 2006′da Ed Spielman ve Howard Friedlander, Çin’de geçen Kung Fu serilerinin geçmişini anlatacak uzun metrajlı bir filmin yapım aşamasında olduğunu, David Carradine’ın projeye geri dönmeyeceğini ve efekt yüklü bir film olmayacağını açıkladılar.

Ek bilgiler
Geri dönüşlerde kullanılan Şaolin Tapınağı aslında 1967 yapımı Camelot filminde kullanılmış bir settir. Çin dekoruna uyarlanmıştır.
Caine’ye Usta Po tarafından manastırda verilen Çekirge takma ismi, bir pop kültür referansı olmuştur.

GD Star Rating
loading...
GD Star Rating
loading...
eski 70 ler 80 lerin en unutulmayan dizileri, 9.8 out of 10 based on 5 ratings

Paylaşım

Yazar Hakkında

ishakdede
ishakdede

Bulur, buluşturur, yazar, çizer ( Photoshop suz asla ), hatırlar - hatırlatır, düşünür - düşündürür, unutmaz - unutturmaz, konuşur - konuşturur,

(0) Okuyucu Yorumları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


beş + = 6

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Devamını oku:
beyinsalatasi-com-2
BEYİN SALATASI TARİFİ VE HAZIRLANIŞI

www.beyinsalatasi.com  demişken, bir beyin salatası tarifi de biz vermesek olmaz. Kuzu beyni, dana beyni farketmez, beyin salatası güzeldir. Öncelikle beyin...

Kapat
önce ishak dede tarafından yazılmıştır.